Menü

Lupus Hastalığı Hangi Organları Etkiler?

Lupus, bağışıklık sisteminin vücudun kendi sağlıklı dokularına saldırdığı kronik bir otoimmün hastalıktır. Sistemik lupus eritematozus (SLE) olarak da bilinen bu hastalık, hemen hemen her organ ve sistemi etkileyebilir. Lupus, tahmin edilemez seyri ve çok yönlü etkileri nedeniyle "bin yüzlü hastalık" olarak adlandırılır.

Lupus Nedir?

Lupus, bağışıklık sisteminin işlevini yanlış yönlendirmesiyle ortaya çıkar. Normalde vücudu enfeksiyonlara karşı koruyan bağışıklık sistemi, lupusta kendi dokularına karşı antikorlar üretir. Bu otoantikorlar, çeşitli organlarda inflamasyon ve hasara neden olur. Hastalığın kesin nedeni bilinmemekle birlikte, genetik, hormonal ve çevresel faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir.

Lupus, kadınlarda erkeklere göre dokuz kat daha sık görülür ve genellikle 15-45 yaş arasında ortaya çıkar. Hastalık, alevlenme ve remisyon dönemleriyle seyreder. Bazı dönemlerde belirtiler şiddetlenirken, diğer dönemlerde tamamen kaybolabilir.

Cilt ve Mukoza Membranları

Cilt, lupusun en sık etkilediği organlardan biridir. Hastaların yaklaşık yüzde 80'inde cilt tutulumu görülür. Karakteristik kelebek döküntüsü (malar raş), yanaklar ve burun köprüsü üzerinde yayılan kırmızı bir döküntüdür. Bu döküntü güneş maruziyetiyle kötüleşebilir.

Diskoid lupus lezyonları, ciltte kalıcı skar bırakabilen, pullu ve plak şeklinde döküntülerdir. Saçlı deride de görülebilir ve saç dökülmesine neden olabilir. Ağız ve burun içinde ağrısız ülserler oluşabilir. Güneşe karşı aşırı duyarlılık (fotosensitivite) lupusun yaygın bir özelliğidir.

Eklem ve Kaslar

Lupuslu hastaların büyük çoğunluğu eklem ağrıları ve şişlikleri yaşar. Artrit, lupusun en yaygın belirtilerinden biridir. Eller, bilekler, dirsekler, dizler ve ayak bilekleri sıklıkla etkilenir. Lupus artriti genellikle erozif değildir, yani eklemlerde kalıcı hasar bırakmaz; ancak ağrı ve hareket kısıtlılığı yaratabiliriz.

Kas ağrıları (miyalji) ve kas zayıflığı da görülebilir. Bazı hastalarda lupus miyopatisi gelişebilir ve kas dokusunda inflamasyon oluşabilir. Bu durum, merdiven çıkma veya kolları kaldırma gibi günlük aktiviteleri zorlaştırabilir.

Böbrekler

Lupus nefriti, lupusun en ciddi komplikasyonlarından biridir ve hastaların yaklaşık yüzde 50'sini etkiler. Böbreklerdeki inflamasyon, filtreleme işlevini bozar ve tedavi edilmezse böbrek yetmezliğine yol açabilir. Erken evrelerde belirti vermeyebilir, bu nedenle düzenli idrar ve kan testleri önemlidir.

Lupus nefritinin belirtileri arasında idrarda köpüklenme (protein kaybı nedeniyle), bacaklarda ve ayaklarda şişlik, yüksek tansiyon ve idrarda kan görülebilir. Ağır vakalarda diyaliz veya böbrek nakli gerekebilir. Erken tanı ve agresif tedavi, böbrek hasarını önlemede kritik öneme sahiptir.

Kalp ve Damarlar

Lupus, kardiyovasküler sistemi çeşitli şekillerde etkileyebilir. Perikardit, kalbi çevreleyen zarın iltihaplanmasıdır ve göğüs ağrısına neden olur. Miyokardit, kalp kasının iltihaplanmasıdır ve kalp yetmezliğine yol açabilir. Endokardit, kalp kapakçıklarının etkilenmesidir.

Lupuslu hastalar, ateroskleroz (damar sertliği) gelişimi açısından artmış risk taşır. Kronik inflamasyon ve bazı lupus tedavilerinde kullanılan steroidler bu riski artırır. Kalp krizi ve inme riski, genel popülasyona göre daha yüksektir. Antifosfolipid antikorları olan hastalarda kan pıhtısı oluşumu riski artar.

Akciğerler

Akciğer tutulumu lupuslu hastaların yaklaşık yarısında görülür. Plörit, akciğerleri çevreleyen zarın iltihaplanmasıdır ve nefes alırken ağrıya neden olur. Plevral efüzyon, akciğer zarları arasında sıvı birikmesidir. Bu sıvı bazen boşaltılmayı gerektirebilir.

Lupus pnömonisi, akciğer dokusunun doğrudan iltihaplanmasıdır. Nefes darlığı, öksürük ve ateş ile kendini gösterebilir. İnterstisyel akciğer hastalığı, zamanla akciğer dokusunda skarlaşmaya yol açabilir. Pulmoner hipertansiyon, akciğer damarlarında basınç artışıdır ve ciddi bir komplikasyondur.

Sinir Sistemi

Nöropsikiyatrik lupus, merkezi ve periferik sinir sisteminin tutulumunu içerir. Hastaların yüzde 20-70'inde sinir sistemi etkilenir. Belirtiler çok çeşitlidir: baş ağrısı, hafıza sorunları, konsantrasyon güçlüğü, duygu durum değişiklikleri, psikoz, nöbetler ve inme görülebilir.

Periferik nöropati, el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma ve ağrıya neden olabilir. Aseptik menenjit, beyin zarlarının iltihaplanmasıdır. Lupuslu hastalarda depresyon ve anksiyete de sık görülür; bunların hastalığın doğrudan etkisi mi yoksa kronik hastalıkla yaşamanın getirdiği stresle mi ilişkili olduğu her zaman net değildir.

Kan ve Lenf Sistemi

Lupus, kan hücrelerinin üretimini ve yaşam süresini etkileyebilir. Anemi (kansızlık), en yaygın hematolojik bulgudur ve yorgunluğa katkıda bulunur. Lökopeni (düşük beyaz kan hücresi sayısı), enfeksiyonlara karşı duyarlılığı artırır. Trombositopeni (düşük trombosit sayısı), kanama riskini artırır.

Antifosfolipid sendromu, lupuslu hastaların bir kısmında görülür ve kan pıhtısı oluşumuna yatkınlık yaratır. Bu durum, derin ven trombozu, pulmoner emboli ve tekrarlayan düşüklere neden olabilir. Lenfadenopati (lenf bezi büyümesi) de lupusta görülebilir.

Gastrointestinal Sistem

Sindirim sistemi de lupustan etkilenebilir. İştahsızlık, bulantı ve karın ağrısı yaygın şikayetlerdir. Lupus peritoniti, karın zarının iltihaplanmasıdır. Mezenterik vaskülit, bağırsak damarlarının tutulumudur ve ciddi karın ağrısına neden olabilir.

Karaciğer tutulumu genellikle hafiftir ancak bazı hastalarda otoimmün hepatit gelişebilir. Pankreas iltihabı (pankreatit) nadir ancak ciddi bir komplikasyondur. Lupus ilaçlarının bazıları da mide-bağırsak yan etkilerine neden olabilir.

Gözler

Lupus, göz sağlığını da etkileyebilir. Kuru göz sendromu en yaygın olanıdır. Retinal vaskülit, göz damarlarının iltihaplanmasıdır ve görme sorunlarına yol açabilir. Sklerit ve episklerit, göz akının iltihaplanmasıdır ve ağrılı kızarıklığa neden olur.

Lupus tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, özellikle hidroksiklorokin, göz komplikasyonlarına neden olabilir. Bu nedenle düzenli göz muayeneleri önemlidir.

Sonuç

Lupus, vücudun hemen her organını etkileyebilen karmaşık bir hastalıktır. Hastalığın seyrini ve şiddetini tahmin etmek zordur. Erken tanı, düzenli takip ve uygun tedavi ile organ hasarı en aza indirilebilir. Multidisipliner bir yaklaşımla, lupuslu hastalar kaliteli bir yaşam sürdürebilir. Hastalık hakkında bilinçli olmak ve belirtileri erken tanımak, komplikasyonları önlemenin anahtarıdır.